Seni Senden Çalan

Merve Kalkan
Seni Senden Çalan

İnsanın başına gelenlerin sorumlusunu merak ederiz çoğunlukla. Bizi bizden çalanın kim olduğunu sorgular dururuz. Neden düşüncelerimizi gelişigüzel paylaşamıyoruz diye yakınırız. Değişime gidilmesini istediğimiz konular vardır ama bu bir şekilde baltalanır durur. On yedinci yüzyılın eleştirel zekâsıyla öne çıkan filozoflarından biri olan Hobbes, “İnsan, insanın kurdudur.” demiştir. İnsan gerçekten insanın kurdu mudur? Eğer öyleyse bunun temel sebebi nedir?

Günümüzde pek çok şeyin değiştiğine inansak, toplumun günden güne daha büyük bir bencillik içine girdiğini savunsak da asırlardır içimizde olan bu karakteristik özelliklerin yansımasını görüyoruz sadece. İnsanlar, daima çıkar için, sınırsız hürriyet için savaşmıştır. İstenileni almak, arzulara sahip çıkmak bir borç bilinmişçesine harekete teşvik etmiştir ulusları.

Hobbes’a göre üç savaş nedeni vardır. Bunlar kazanç, güvenlik ihtiyacı ve şöhrettir. Daha fazla para, daha fazla bilgi, daha fazla donanım kazançtır. İnsanın yaşam kalitesini arttıran her şey kazançtır ve çok fazla kişinin bunlardan ödün vereceğini düşünmüyorum. Refah seviyesini arttıracak şeylerden vazgeçmek bir yerde fazla özveri olabilir ama diğer yandan düşünecek olursak bunun bir savaş sebebi değil de aslında kazanılması uğruna barışla hareket edilmesi gereken bir durum olduğunu düşünüyorum çünkü savaş, sadece kazandırmaz. Savaş aynı zamanda kaybetmeyi de doğurur. Kazancı kaybedebilecek insanlar varken elde etmeyi, sahip olmayı sadece kendimiz için istemek bencilliği meydana getirir. Bencillik, insana kendisini değerli hissettirirken aynı zamanda diğer insanların elindeki hakların paha biçilemez oluşunu aşağıya çeker. Güvenlik ihtiyacı ise bencilliği ortaya çıkarmamakla beraber başka nefeslerin yaşadığı yerleri baltalamakla sonuçlanabilir. Şöhret ise bence bir insanın kendisiyle savaşmasıdır. Kendi kendine kavga etmek, canını yakmaktır. Ancak şöhrete kavuşulduğunda insan insanı çökertebilir. Bunlar da bilinçli bir toplumda olmamalıdır, savaşın her hali savaştır. Kan olsa da, olmasa da.

İnsana en büyük kötülüğü yine insan yapmaktadır. Empati eksikliğinden midir, çıkar çatışmasından mıdır bilinmez. Aynı düşünen varlıklar, aynı şeylere sahip olanlar hep daha fazlasını istiyor. Şu an gökyüzüne sahibiz hepimiz. Şu an yıldızlara hükmedebiliriz. Belki bir şey ifade etmiyor tüm bunlar bugün. Ama birisi bulutlara dokunsa, kıymetlenecektir gözümüzde. Sahip olamadığını ister insan. Benim diyeni sevmez, buna rağmen de benim demeyi düşler. Yalnız yaşayamıyoruz ama sözcüklerimizi silah olarak kullanıyoruz. Bu yüzden güven kalmadı belki de. Özümüzde kötü değiliz elbette, ama dünya kazancı hep en üstte. Yaşam isteğine ne kadar sahip de olsak yaşamak isteyeni göz ucuyla süzüyoruz daima. Yaşamın anlamını bilmediğimizden böyle, yaşamayı para kazanmak, daha fazla sahip olmak sandığımızdan böyle. Oysaki barışı getirmek ne kadar zor olursa olsun, bunu planlamayı düşlemiyoruz bile. Alışmışız bir defa kaosa, gürültüye, sesin kirliliğine. Sükûneti aramıyor hiç kimse. Toplum, insanı insandan çalıyor. Bizi bitiren yine biziz. Her şeye rağmen dünya güzel desek de güzel bulduklarımıza baksak ya? Güzel bulduğumuz sevgi, saygı, merhamet değil. İçten içte değil. Sadece dilimizde dönen kelimeler bunlar. Kalbimizde hissettiklerimiz değil.

Ama dilerim ki, değişsin tüm bu denge. Sahte fedâkârlıklar, sahte hak savunucuları son bulsun bir yerde. Çözülsün düğümler. İnsan, yaralamasın artık insanı. İnsan, yaralamasın artık kendi aynasını, yansımasını. Ne rûhen ne de bedenen yakmasın canını.

Bu içeriğe emoji ile tepki ver
0 kullanıcı tepki verdi
Bunlar da ilginizi çekebilir
Benzer yazıları okuyabilirsiniz.
 
Sanat Tarihini Değiştiren Bir Pisuvar
  • EYLÜL 7, 2020
  • 73 görüntülenme
 
Bozkır ve İnsan
  • AĞUSTOS 22, 2020
  • 250 görüntülenme
3 Yorum
Yorumları okuyabilir ve cevaplayabilirsiniz.
Enes
1 sene önce

Bu güzel doğrular için minnettarım.

Çiçero
1 sene önce

“Ama birisi bulutlara dokunsa, kıymetlenecektir gözümüzde.“

Sami
1 sene önce

Güzel bir yazı olmuş teşekkürler

Yorum Yazın
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlendi.